Yüzyılımızın vebası yalnızlık!

Yüzyılımızın vebasının yalnızlık olduğunu düşünmüşümdür hep. Hani Tyler Durden diyodu ya, biz tarihin ortanca çocuklarıyız diye, işte gerçekten de öyleyiz. Büyük devrimleri, büyük savaşları, büyük imparatorlukların kuruluşunu- yıkılışını görmedik. Devletin doğuşunu, medeniyetin başlangıcını, felsefenin çıkışını, monakrasinin hükmünü, soyalizmin devrimlerini filan da görmedik. Aslına bakarsanız biz hiç bir bok görmedik. İspanya iç savaşında veya Paris komününde yer alamadık. Fransa, Amerika, Haiti hatta yakın tarihimizde ki Küba devrimini bile göremedik. Mahir Çayanlar, Deniz Gezmişler gibi davamız uğruna ölümede yürüyemedik. Bzi sadece bize sunulanı yaşadık. Tek gururumuz, Gezi parkımız.

Sunephe

James J. Braddock dan Hayat Dersleri

James J. Braddock dan Hayat Dersleri

James J. Braddock

1929 yılında James J. Braddock gelecek vaadeden bir boksördü. Tommy Loughran kaybettikten sonra ise kariyeri ve hayatı düşüşe geçti. sonraki 26 maçın 16 sını kaybetti. sıfırdan yükselmiş, Maddison Square Garden da şampiyonluk maçına çıkan bir boksörken ufak klüplerde 50-100 kişilik seyircilere karşı oynayan bir boksöre dönüşmüştür. Ve tek kullanabildiği sağ elini kırdıktan sonra da emekli olmuştu. Aynı zamanda büyük buhran ekonomiyi alt üst etmiş, batmış bir banka ve taksi firmasına yaptığı yatırımlarla da parasını batırmıştı. Hem parasız hem işsiz kalmıştı.

Boks tan başka yeteneği ve eğitimi olmadığı için, eşine ve 3 çocuğuna bakmak için iş arıyordu. Her gün, yaklaşık 8km limana yürüyor günlük iş bulma umudu ile, eüer bulursa ne ala, bulamazsa 5km daha yürüyerek batı new yorkta iş arıyordu, eğer orada da şansı yaver gitmezse evinin olduğu semte geri dönüp kar küremek vb işleri bakıyordu.günde 15-20km yürüyor olmak eve yemek götürmek için her gün yapmak zorunda olduğu birşeydi.Eğer bulabilirse garsonluk yapıyordu.

Hiç dövüşmeden geçirdiği 9 ay sonunda Carn Griffin ile bir dövüş fırsatı çıktı karşısına, aslında Griffin için kolay rakip olarak seçilmişti ama Braddock rakibini darma duman edince hakem maçı 3üncü raundda durdurmak zorunda kaldı.Bu noktadan sonra Braddock John Henry Lewis, ve Art Lasky ye karşı kazanarak kendini Şampiyonluk dövüşü için Max Baer ile karşı karşıya getirmişti. Şampiyonluğa uzanan bu hikayesi ona ‘Cindrella Man’ lakabını kazandırması yanında herkes için anlamlı dersler de bıraktı.

Her zaman fırsatlara hazır ol.

Braddock’un menejeri, Joe Gould, Braddock’a Corn Griffin ile maç ayarladığında, Braddock 9 aydır Dövüşmemişti.Ama 29 yaşında ve limanda çalışmaktan ve yürümekten dolayı hayatının en formda olduğu dönemindeydi.Sadece 2 günlük süresi olmasına rağmen dövüşü kabul etti.

Gould ve Braddock bu kazanılan maçın çok hızlı bir şekilde başka maçlar getireceğini düşünmüşlerdi ama sonraki 4 ayda hiç birşey olmadı. ama Braddock hazırlandı, Her gün antreman yapmaya devam etti. Dövüşmek için ikinci şans geldiğinde, Hazırdı.

Çevrenizi doğru kişilerle donatın.

James J. Braddock ve Menejeri Joe Gould zıtlıklar üzerine bir araştırma konusudur. Braddock Uzun boylu sakin sessiz mütevazi bir kişilikti. Gould ilse sinirli, kısa böyle yahudi bir reklamcıydı.Gould Braddock’a sonuna kadar sadıktı ve ona inanıyordu. Kariyeri bitme noktasına geldiğinde Braddock Gould’a onu bırakmasını başka bir boksörden çok daha fazla para kazanabileceğini söylediğinde bile Gould bunu reddedecekti.

İstediğiniz şey için çok çalışın.

Max Baer ile şampiyonluk maçına hazırlanırken kendisini bir dağ evine kapatmıştı. Her sabah 20km koşuyor, 14 saate yakın antreman yapıyordu. Gould Karşısına her raund yeni bir boksör çıkartıyor onu sürekli zinde bir rakiple zorluyordu.Her gün Braddock bu rakipleri ile ödüllü dövüşler yapıyordu. Boksör antremanı için yapılan dövüşler değil gerçek dövüşler oluyordu bunlar. Bunun üzerine birde çok sıkı bir diyet ile Sahaya gelen gazetecileri şaşırtmıştı. 1929 yılındaki boksörden bambaşka bir boksörle karşılaşmıştı gazeteciler.

Zayıflıklarını kendi avantajına çevir.

Kariyerinin büyük bölümünde Braddock için sadece sağ yumruğu bir şey ifade ediyordu.Sürekli sağ elini kullanmaktan dolayı elinde çatlaklar oluşuyordu. bu da onu yetersiz bir boksör kılıyordu. Abe Feldman ile yaptığı maçta sağ elini 3 yerden kırmıştı ve emekliliği döneminde limanda çalışırken bu elini kullanamıyordu. Ve artık sol elini kullanmak zorundaydı. bu da onun sol elinin kuvvetlenmesine sebep oldu. Boksa geri döndüğü zaman farkettiği ise, artık sol elinin güçlü bir silaha dönüştüğüydü.

Zayıf noktalarını görmezden gelmek yerine, onların üstesinden gelmek için çalışmak. böylece onlar en büyük avantajımız haline gelebilir.

Kendine güven.

Ringe çıkarken Braddock asla gergin olmadı. Baer ile maçında, Baer onun ilk raundda gergin olmasını bekliyordu. ama Braddock tam performans ile başladı maça. Bu sakinliğinin sebebi kendine kayıtsız güvendi. En sert yumruğu yiyip hala ayakta kalabileceğini biliyordu. Son Maçı hariç hiç knock out olmadı.O kadar sakindi ki, Baer ile çıkacağı maçtan önce giyinme salonunda biraz kestirmişti. Baer ise bir kadınla seks yapıyor olacaktı.

Braddock için oranlar 1 e 10 veriyordu, Ağırsiklet tarihindeki en yüksek oran. Ring Magazine, Braddock’u en iyi 19 boksör arasına bile almamıştı. Ama yaşadıklarını düşündü, yuhalayan seyirciler, acımasız spor yazarları, sakatlıklar ve fakirlik. hepsini yakıt olarak kullandı ve 15 raund sonunda insanlara kendini ispatlamıştı.

Günümüzün şartlarından farklı olarak o yıllarda toplumda birilerinden sadaka veya yardım kabul etmek çok büyük bir ayıp olarak kabul edilirdi. Büyük buhran zamanında verilen yardımlar çoğu kişi için gerçekten başka çare kalmadığı zaman kabul ediliyordu. Braddock da öyle yaptı, başka çaresi kalmayana kadar başvurmamıştı yardımlara, ama kira, faturaları vb hep gecikmişti, bodrum katında bir daireye taşınmıştı. çocukları aç, kış soğuk ve uzundu. Ve adını yazdırmıştı ‘relief Rolls’ için. Ama her aldığı yardım parasını not defterine not edecek, durumunu düzeltir düzeltmez önce adını yardım fonundan sildirecek, ve aldığı parayı geri ödeyecekti. Geri ödenmesi o zaman için bile bekleneyen birşey olmasına rağmen kendisi bunu yapmıştı.

Ailen için savaş. hem o zamanki hem şimdiki boksörler için bile alışılmış birşey değil. Braddock 3 çocuklu bir aile babasıydı. Şampiyonluğu kazandığı gün soyunma odasına gitmeden gazeteciler onun konuşmasını beklediler, ve Braddock söyle diyecekti, ‘kazandığım için çok sevinçliyim çünkü eşim ve çocuklarımı memnun edebildim, Dünyadaki en güzel çocuklara sahibim ve bu gece eve gittiğim zaman onlara, babanız şampiyon oldu diyebileceğim.

 
 
comments powered by Disqus
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=