Yüzyılımızın vebası yalnızlık!

Yüzyılımızın vebasının yalnızlık olduğunu düşünmüşümdür hep. Hani Tyler Durden diyodu ya, biz tarihin ortanca çocuklarıyız diye, işte gerçekten de öyleyiz. Büyük devrimleri, büyük savaşları, büyük imparatorlukların kuruluşunu- yıkılışını görmedik. Devletin doğuşunu, medeniyetin başlangıcını, felsefenin çıkışını, monakrasinin hükmünü, soyalizmin devrimlerini filan da görmedik. Aslına bakarsanız biz hiç bir bok görmedik. İspanya iç savaşında veya Paris komününde yer alamadık. Fransa, Amerika, Haiti hatta yakın tarihimizde ki Küba devrimini bile göremedik. Mahir Çayanlar, Deniz Gezmişler gibi davamız uğruna ölümede yürüyemedik. Bzi sadece bize sunulanı yaşadık. Tek gururumuz, Gezi parkımız.

Sunephe

Sahilde Kafka - Haruki Murakami

Sahilde Kafka - Haruki Murakami

Fizy

' Müziğin bir insanı değiştirme gücü var mıdır? Yani bir gün bir müziği dinleyince, insanın içinden bir şeylerin tamamen farklılaştığı olur mu?'  

(S.528 Sahilde Kafka Kitabından alıntı)

Sahilde Kafa kitabından önce burada bahsetmiştim. Fakat kitabın daha çok başlarındaydım. Bu kitap benim için su gibiydi. Çölde eline bir bardak su verseler, o anda hem kana kana içmek ister hem de biteceğinden korkarsın ya , işte böyle birşeydi kitabı okumak.. Kitabın konusu, bizim dünyamızdan bambaşka, fakat uzakdoğu filmlerinde de rastladığımız bir içeriğe sahip. Şöyle ki, cinsellikle yazılan konular bana çok garip ve yani tartışması olamayacak kadar garip ötesi olsa da bunu dediğim gibi, tarzına ısınamadığım uzakdoğu filmlerini hatırlattı. Diyeceksiniz ki 'çok mu uzakdoğu filmi seyrettin?', yok ama izlediklerim bana yetti. Kitabı eleştirmiş gibi olsamda, aksine, yazarın kalemine hayran olduğum bir eserdi. Bu kitabı okuyunca, sanki başka kelime dışarıda kalmamış hepsi kullanılmış gibi hissediyor insan. Bu kadar geniş bir kelime hazinesini barındıran bu kitap, özellikle kitap yazmak isteyenler içinde önemli diye düşünüyorum.

Yazarın sıkmadan, olayın ötesinde, hikayesini anlatışı ile sizi o dünyanın tam içine götürüyor. İnsan doyamıyor gerçekten. Sonra denizin kokusunu, dalgaların sesini duyuyorsunuz. Yazar ayrıca birçok başka eserin konusuna, Beethoven gibi önemli müzik ustalarının yaşamına değiniyor. Hepsi güzelce harmanlanmış, ustaca kurgulanmış, öykünün garip duygu dünyasına rağmen mutlaka okunması gereken bir eser. Gelelim en üst alıntıya?  Sizce var mıdır? Yani bir gün bir müziği dinleyince,  içinizden bir şeylerin tamamen farklılaştığını hissetiniz mi?Yukarıdaki fotoğraf dün akşamdan.. En sevdiğim anlarımdan biri. Kitabım, soya sütlü kahvem,kalemim ve sessizliğimle bütün olduğum an.. 
 
 
comments powered by Disqus
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=