Yüzyılımızın vebası yalnızlık!

Yüzyılımızın vebasının yalnızlık olduğunu düşünmüşümdür hep. Hani Tyler Durden diyodu ya, biz tarihin ortanca çocuklarıyız diye, işte gerçekten de öyleyiz. Büyük devrimleri, büyük savaşları, büyük imparatorlukların kuruluşunu- yıkılışını görmedik. Devletin doğuşunu, medeniyetin başlangıcını, felsefenin çıkışını, monakrasinin hükmünü, soyalizmin devrimlerini filan da görmedik. Aslına bakarsanız biz hiç bir bok görmedik. İspanya iç savaşında veya Paris komününde yer alamadık. Fransa, Amerika, Haiti hatta yakın tarihimizde ki Küba devrimini bile göremedik. Mahir Çayanlar, Deniz Gezmişler gibi davamız uğruna ölümede yürüyemedik. Bzi sadece bize sunulanı yaşadık. Tek gururumuz, Gezi parkımız.



Sunephe

Bayram mı geldi moruk?

Bayram mı geldi moruk?

Bayram

"Bana göre"- "sana göre" durumu birazcık da. bana sorarsan, yıl boyu eve sıkışıp kalmış kadınların bir kaç günlüğüne satenden taftadan gösterişli kıyafetlere bürünüp istediklerini aldırma, ipeksi eşarbını gösterme, bunları giyebilme özgürlüğünü yakalamasıdır , adamın sakal traşı olması, elma yanakları ve bayram traşı ile naylondan muşambadan parlak takımlar giyip sadrazam kayığına benzeyen rugan sivri ayakkabıları ile ortalıkta gezinip, vuran ayakkabıları ile son olarak avm'lere atmalarıdır kendilerini. kocasını ayda yılda bir kaç gün evde bulmuş ilgi yoksunu kadınların azcık da olsa hayata karışmasıdır belki bayramlar. yoksa onca kullanılmayan altını , takılıyı , hiç giyemeyecekleri o siyah takım elbiselerini nerede gösterecek bu insanlar. bayramda bunları gözlemliyorum, özel olan başka bir yanını , dini ve geleneksel başka bir temasını bulamadım özetle, bize yakışan bir poz verme durumu işte.

çocuklardan nefret etmek için var olan özel günlerden biridir bayramlar . özellikle de yeni nesil çok bilmişlerinden. annelerini de unutmamak lazım. bir insan çocuğuna sahip çıkamaz mı arkadaş? yemin ediyorum nefret doldu içime. sinirden ağlamak üzereyim.

yalnızlığımı çok özledim. 

Neyse bi ara;

sabah 5'te babamın hapşırığı ile uyandım. hep böyledir babam. sabahları kalktığı zaman bir kaç kere hapşırır. peşine kallavi bir osuruk sesi gelir. evin kalk borusu gibidir adeta o osuruk sesi. çarçabuk fırladım yataktan. hayatta kimseyi beklediği görülmemiştir babamın. kendisi hazır olunca hemen yola koyulur. bir yere gidileceği zaman hışmına uğramamak için ondan önce hazır olmak zorundasınızdır. 

camiye vardık, babamın tayfası orada. her zaman bayram namazına gidilen caminin avlusunda "vay amerikalı!" "oo bizim hansa bak be eşşek kadar adam olmuş" nidaları kopuyor. enseme şaplak yiyorum. babamın arkadaşları eskiden beri şarışınlığımdan dolayı "hans" ve "amerikalı" diye çağırıyorlar beni. adamların takma isimleri de ilginç. fetbaz yusuf, kartopu cavit, kambur selahattin, çakal mustafa, pala mustafa, pipoli ali. 

muhabbet gırla gidiyor. namaz başlayacak içeri girmek lazım diyor gruptan birisi. bütün tayfa çoluğu cocuğuyla birlikte iki sıra safı oluşturuyor. namaz başlayacak bizimkilerin susacağı yok. imam en sonunda kızıyor, paylıyor bizimkileri "bayramda dargınlık olmaz namazdan sonra bayramlaşalım ama" diyor bir yandan, namazdan sonra 60 yaşında adamlar imamdan özür diliyorlar. gülemiyorum bile. 

babamla da bayramlaşıyoruz. elini öpülmesi için uzatmaz hiç, biraz naza çeker kendisini. 

eve girince burnuma haşlama kokusu geliyor. annem bizi yolcu ettikten sonra bayramları evin olmazsa olmazı haşlamayı yapmaya koyulmuş bile. yanına nohutlu pilav. koca koca tencerelerde pişiyor. 15 kişilik çekirdek aile bayramın ilk günü öğle yemeğini başka bir şekilde yemeyi düşünmez bile. saat 12 den sonra evin içinde o 15 kişilik çekirdek aile doluşuyor. yakın akrabaları sayarsak aynı anda evde 32 kişi saydığımı biliyorum. annemin baklavası, böreği en çok da haşlaması ile pilavı meşhurdur. gelen yemeden gitmiyor. 

erken kalktığımdan mıdır, yemeğin ağırlığından mıdır hep öğleden sonraları bir uyku tutuyor bayramları. gelen giden çok olduğundan uyuyamıyorsunuz da. her akraba da gurbetteki işi gücü soruyor. ne zaman geldin ne zaman doneceksin sorularını otomatiğe bağlayıp cevaplıyorum bir süre sonra. 

Kısacası;

bi yaşa kadar para aldığın,

bi yaşa geldiğinde para almayı bıraktığın,

bi yaştan sonra da para vermeye başladığın garip bir gündür Bayramlar.

 

 Siz dinleyin, arayı açmam gelirim.

 
 
comments powered by Disqus
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=