Yüzyılımızın vebası yalnızlık!

Yüzyılımızın vebasının yalnızlık olduğunu düşünmüşümdür hep. Hani Tyler Durden diyodu ya, biz tarihin ortanca çocuklarıyız diye, işte gerçekten de öyleyiz. Büyük devrimleri, büyük savaşları, büyük imparatorlukların kuruluşunu- yıkılışını görmedik. Devletin doğuşunu, medeniyetin başlangıcını, felsefenin çıkışını, monakrasinin hükmünü, soyalizmin devrimlerini filan da görmedik. Aslına bakarsanız biz hiç bir bok görmedik. İspanya iç savaşında veya Paris komününde yer alamadık. Fransa, Amerika, Haiti hatta yakın tarihimizde ki Küba devrimini bile göremedik. Mahir Çayanlar, Deniz Gezmişler gibi davamız uğruna ölümede yürüyemedik. Bzi sadece bize sunulanı yaşadık. Tek gururumuz, Gezi parkımız.



Sunephe

Survivor’dan nefret etmek ( Sebep? )

Survivor’dan nefret etmek ( Sebep? ) 

Survivor

Geçtiğimiz günlerdeki bölümlerden birinde kavga çıkınca aslında ne kadar çok kişinin izlediğini fark ettim. İki gün önce “insanlar da çok avam şekerim” muhabbeti yaptığım kişi Semih haklı, yok yok diğeri haklı diye konuşurken yakalayınca hiç beklemediğim insanların bayıla bayıla izlediğini öğrendim.

Survivor Semih

Kendimi neden izlediklerini anlamaya çalışırken buldum. Aslında yarışmanın pek çok özelliği bize onu neden izlediğimizin ipuçlarını veriyor. Ama ben bu noktalarını açığa vurursam, belki bir kaç kişiyi kurtarabilirim diye düşünüyorum.

Hazırsanız, başlayalım:

1- İnsanları bir kafese kapatıp, karşılıklı dövüştürseniz bunu izler misiniz? Ama Survivor’ı izliyorsunuz. Rekabet güzeldir, rekabet motive eder ancak rekabetin fazlası hem kendine hem karşı tarafa zarar verir. Survivor’daki yarışmalara ve yarışmaların sahne kullanımı ve çekimlerine dikkat edin. İlkellik, toprak, kan ve göz yaşı… Bu figürler bilerek kullanılıyor. İnsanın vahşiliğini çağrıştırmak için…

2- Zamanınız bu kadar değersiz mi gerçekten? Zaman çalan, üstelik bunu sömüren çok az program gördüm. Hoş bu yayının kanalındaki tüm programlar öyle. Yarışmayı izlemek yerine ikame edebilecek pek çok şey var. Kitap okuyun, müzik dinleyin demiyorum ama film izleyebilirsiniz mesela. Ya da hep yapmak istediğiniz ama sürekli ertelediğiniz o tatlı tarifini deneyebilirsiniz.

3- İnsanları kutuplaştırıyor. Stres seviyesini yükseltiyor ve ister istemez bir tarafı seçmeye mecbur kalıyorsunuz. Programın amacı da o zaten. Hatta size bir sır vereyim, bu tarz programların tümünün amacı bu zaten. Ya öylesin ya böyle. Farklı bir yolu seçen ya elenir, ya dışlanır ya da diskalifiye olur. Geçtiğimiz senelerde dizi oyuncusu kadınlardan birinin itiraflarını hatırlayın. Doğruları söylediği için ortalık biraz karışmıştı.

4- Goygoy kelimesini ilk öğrendiğimde çok küçüktüm. Kelimeyi çok sevmiştim. Arka arkaya söyleyince çok şeker oluyor ama değil mi? Anlamı için aynı şeyi söylemeyiz pek tabii…

Survivor’daki goygoy hiç bir yerde yok. Bir anda sesler yükseliyor. Herkes bir havaya giriyor, klişe kültürel kodlar işleniyor. “Ben adamın hasıyım” “Ben kadınım ve çocuğumu özlüyorum.” “Biz bir aileyiz.” vb. vb. Benim gibi düşünen başkaları da olması ne sevindirici.

5- Sizi daha mutsuz yapıyor. Evet. Bu öyle hemen olmuyor ama. Yavaş yavaş, sinsi sinsi… ‘Ulan şu Acun’da dün neydi bugün kendi uçağına biniyor’dan başlayan muhabbet bir süre sonra sonlanınca o küçük ve mutsuz hayatlarınıza geri dönüyorsunuz. Bir Acun olamayacağınızı anladığınız her an biraz daha mutsuz oluyorsunuz. Aslında bu günümüz düzeninin asıl amacı. Sizi olduğunuzdan fazlasına inandırıp, o noktaya asla ulaşamayacağınız söylememesi. Bunun için çabalarken de daha fazla mutsuz olup, bu yalanlara daha fazla inanmanız.

6- Gündemden uzak kalmanız. Yine büyük bir sır: Bu programlar sizin gündemden uzakta kalmanız için yapılıyor. Hatta bazıları özellikle bunun için izliyor: “Ay şekerim, içim kararıyor valla haberleri izlerken…” Aferin! Daha çok kararsın inşallah. O kara gözlü şehit anneleri kadar kararsın yüreğin. Yarışmayı kaybeden kişinin bağıran isyanı ile sustur patlayan her silah veya bomba sesini…

7- Evinizdeki tüm iletişiminizi koparıyor. İster çoluk-çocuk, kalabalık bir aile olsun, ister sevgili, ister yeni evli bir çift… Konuşacak bir şeyleriniz eminim vardır. Onun yerine üç-beş ‘celebrity-to-be’ kişinin çamurlara batıp, ağzını yüzünü kırması, küfretmesi, sinirlenmesi, kavga etmesi daha ilginç geliyorsa, izleyin tabi. Benim için günün tüm yorgunluğunu attığım o sessiz bir iki kelimelik sohbet anıdır. Onu da saçma sapan bir yarışmaya kurban edilmesini istemem.

Neden 7 sebep, bende bilmiyorum. Eminim bu kadar çok izlenmesinin bundan daha fazla sebebi vardır. Ama yine de bir an olsun farklı düşünmeye cesaret etseniz ve o televizyonu kapatsanız, ne güzel olur.

Sessizlik çok güzel, sende gelsene!..

 
 
comments powered by Disqus
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=