Yüzyılımızın vebası yalnızlık!

Yüzyılımızın vebasının yalnızlık olduğunu düşünmüşümdür hep. Hani Tyler Durden diyodu ya, biz tarihin ortanca çocuklarıyız diye, işte gerçekten de öyleyiz. Büyük devrimleri, büyük savaşları, büyük imparatorlukların kuruluşunu- yıkılışını görmedik. Devletin doğuşunu, medeniyetin başlangıcını, felsefenin çıkışını, monakrasinin hükmünü, soyalizmin devrimlerini filan da görmedik. Aslına bakarsanız biz hiç bir bok görmedik. İspanya iç savaşında veya Paris komününde yer alamadık. Fransa, Amerika, Haiti hatta yakın tarihimizde ki Küba devrimini bile göremedik. Mahir Çayanlar, Deniz Gezmişler gibi davamız uğruna ölümede yürüyemedik. Bzi sadece bize sunulanı yaşadık. Tek gururumuz, Gezi parkımız.



Sunephe

Yüzyılımızın vebası yalnızlık!

Yüzyılımızın vebası yalnızlık!

Ruh Özgür

Yüzyılımızın vebasının yalnızlık olduğunu düşünmüşümdür hep. Hani Tyler Durden diyodu ya, biz tarihin ortanca çocuklarıyız diye, işte gerçekten de öyleyiz. Büyük devrimleri, büyük savaşları, büyük imparatorlukların kuruluşunu- yıkılışını görmedik. Devletin doğuşunu, medeniyetin başlangıcını, felsefenin çıkışını, monakrasinin hükmünü, soyalizmin devrimlerini filan da görmedik. Aslına bakarsanız biz hiç bir bok görmedik. İspanya iç savaşında veya Paris komününde yer alamadık. Fransa, Amerika, Haiti hatta yakın tarihimizde ki Küba devrimini bile göremedik. Mahir Çayanlar, Deniz Gezmişler gibi davamız uğruna ölümede yürüyemedik. Bzi sadece bize sunulanı yaşadık. Tek gururumuz, Gezi parkımız.

Geziparkı

Mutlak güçlü ülkelerin köleliği kaldırmasında ki asıl sebep hiç bir zaman özgürlüğe veya insan haklarına verdikleri değer olmadı. Eğer buna inanıyorsanız, gözünüzü açma vakti. Köleliği kaldırdılar çünkü, sanayi devriminden sonra insan gücünden çok, makinaların durduraksız çalışmasını sağlayacak eğitimli insan gereksinimi duymaya başladırlar. Mekanikleşmiş bir üretim sisteminde sadece üretip tüketmeyecek köleler, ucuz işçilikten daha çok külfet olmaya başlayacaklardı sahiplerine. İşte bu noktada kapitalizm hem üretecek hem de tüketecek - ki tükettiği ürettiğinden çok daha fazla olacak- yeni bir kölellik sistemi yaratma kararı aldı. Ve biz var olduk.

Kapitalizm yani sistem, biz kölelere öyle dertler vermeliydi ki aklımıza isyan,devrim, özgürlük gelmemeliydi. Gelecek olanların da kendisini özgür hissedebilecekleri bir oyuncakla oyalaması gerekecekti. İşte seks, tam da bu nokta da devreye girdi. Yıllarca izlediğimiz dizilerde, filmlerde, müzik kliplerinde hatta okuduğumuz kitap, dergi ve gazetelerde seksin hayatın anlamı olduğunu empoze ettiler bize. Bir insan, ne kadar mutlu bir hayat yaşarsa yaşasın, eğer hayatında seks yoksa, onun hayatı bir bok parçasıdır fikri sokuldu kafamıza. Eğer bir insan tavşanlar gibi sikişiyorsa doyumsuzca, o insan ne kadar boktan birisi olursa olsun hayatı mükemmeldir fikride girdi kafamıza. İşte seks için yediğimiz her bok, kırkıdığımız her kalp, sıçtığımız her ağız kendimizi özgür hissedelim diye götümüze sokulmuş bir şemsiyedir.

Seks eski

 Kapitalizmin yani sistemin insanlara empoze ettiği diğer bir fikir ise; sosyallik. İnsan sosyal bir hayvana dönüşmeden mutlu olamayacak bir kıvama getirildi. dışarıda beş liraya alacağı bir birayı, bir barda onbeş liraya içmiyorsa, o insanın hayatı boktandır fikri sokuldu kafamıza. İnsanlar sosyal olabilmek adına göt kadar barlarda tıkış tıkış masalara doluştu. Kaliteli gözükebilmek için değerinin çok daha fazlasına yemekler satan restorantlara doluştu. Elbette arasıra eğlenmek için çıkılan gece gezmelerine gömmüyorum. Lafım, buralarda takılmayı bir bok olmak sananlara. foursquare ise bu işin hızlandırıcı nitrosu oldu.

İnsanlar yalnız olmayı, sevgilisiz gezmeyi, seks yapamamayı, barlarda dağıtamamayı o kadar abarttı ki kafasında, ortaya ne bok yediğini bilmeyen bir nesil çıktı.

Sırf sevgilim var olsun diye, aslında hiç anlaşamadıkları insanlarla birlikte olmaya başladı insanlar. Yalnızlıktan o kadar korktular ki, önlerine çıkan ilk dala sarıldılar. Özgürlüklerini o kadar kolay ipotek ettmeye başladılar ki, gerçekten tanışmaları gereken insanları es geçtiler. Ve ortaya sevgisiz, aşksız vıcık vıcık yapmacık ilişkiler çıktı.

Yazıyı toparlamıyorum, zira sahoşum biraz. Söyleye bileceğim son şey etrafınızı sorgulamanız olacak. Yalnızlıktan korktuğunuz için kaç dandik insanla arkadaşlık ediyosunuz? Yalnızktan korktuğunuz için size aslında hiç uymayan sevgilinize daha ne kadar dayacaksanız? sırf sosyal olabilmek için daha kaç tane sulu bira içeceksiniz? sırf seks yapıyo olabilmek için daha kaç tane leş beden koklayacaksınız? Hepsinden öte; ruhunuzu ne zaman dünyevi zevklerden arındırarak özgür bırakacaksınız?

 
 
comments powered by Disqus
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=